11.Yargı Paketi
Av.Murat Erdoğan
Adalet Hızlanıyor, Ancak Uygulamada Test Edilecek
TBMM’de görüşülen 11. Yargı Paketi, adalet sistemindeki tıkanıklıkları aşmayı hedefleyen kapsamlı bir reform önerisi olarak gündemde. Kamuoyunun infaz düzenlemesine odaklanması doğaldır, ancak paket; dolandırıcılıktan icra sistemine, dijital suçlardan mahkeme hızına kadar birçok alanda kritik değişiklikler içeriyor.
1. Yeni İnfaz Düzenlemesi: Kim Çıkacak, Kim Çıkmayacak?
TBMM’de görüşülen 11. Yargı Paketi, özellikle infaz düzenlemesiyle geniş bir tartışma alanı açtı. Kamuoyunda “erken tahliye” olarak bilinse de düzenleme bir af değil; belirli suçlarda infaz süresinin azaltılması ve denetimli serbestliğin genişletilmesi anlamına geliyor.
Hukuken bakıldığında, düzenlemeden şiddet içermeyen suçlardan hükümlü, iyi hâlli, açık cezaevine geçmeye hak kazanmış hükümlüler yararlanabilecek. Basit hırsızlık, mala zarar verme, tehdit, taksirle işlenen suçlar ve uyuşturucu kullanma (TCK 191) bu kapsamdadır.
Buna karşılık kasten öldürme, cinsel suçlar, kadına yönelik şiddetin ağır halleri, terör, örgütlü suçlar, uyuşturucu ticareti (TCK 188) ve nitelikli dolandırıcılık düzenlemeden yararlanamayacaktır. Bu sınırlama hem hukuki hem toplumsal güvenlik açısından zorunludur.
Kapalıdan açığa geçiş süresi kısalacak, açık cezaevindeki hükümlüler ise uzatılmış denetimli serbestlikle toplum gözetimi altında tahliye edilecektir. Elektronik kelepçe ve adres kontrolü gibi yükümlülükler tahliye sürecinin ayrılmaz parçası olacaktır.
Hukukçu gözüyle söyleyeyim: Bu düzenleme, ceza politikası açısından denge arayışının ürünüdür. Ne toplu bir tahliye ne de güvenliği zayıflatacak bir gevşeme söz konusudur.
2. Dolandırıcılık Davalarında Hızlı Yargılama Dönemi
Komisyondan geçen bir diğer önemli madde, dolandırıcılık suçlarının ağır ceza yerine asliye ceza mahkemelerinde görülmesidir. Yıllardır dolandırıcılık dosyalarının ağır ceza mahkemelerinde birikmesi, adaletin gecikmesine yol açıyordu. Bu değişiklik özellikle internet dolandırıcılıklarında mağdurun daha hızlı yargılama süreciyle karşılaşmasını sağlayacak.
Amaç nettir: Adaleti hızlandırmak. Çünkü dolandırıcılık, Türkiye’nin en hızlı artan suç türüdür ve geciken yargı mağduriyeti büyütür.
3. İcrada Suistimaller Bitiyor: İhalenin Feshi Artık Zorlaşacak
İcra ihalelerinin “fesih tehdidiyle” manipüle edilmesi, yıllardır ticaret hayatını zedeliyor. Yeni düzenleme ile fesih için daha yüksek teminat, daha kısa başvuru süresi ve kötü niyetli girişimlere karşı daha hızlı ret mekanizması getiriliyor.
Bir hukukçu olarak söyleyebilirim ki bu düzenleme, icra sisteminde güveni yeniden tesis etme adımıdır. Çünkü güvenilir olmayan bir icra sistemi, ekonomik hayatın tamamını tedirgin eder.
4. Dijital Dünyada Sıkı Denetim: Banka, Kripto ve Sahte Hatlara Yeni Önlem
Bilişim ve finans suçlarına yönelik düzenlemeler paketin en modern bölümünü oluşturuyor. Suç gelirinin bulunduğu banka veya kripto hesaplarının 48 saat süreyle dondurulması, savcının 24 saat içinde karar vermesi ve hâkim onayıyla el koyma imkânı dijital suçlarla mücadelede önemli bir kırılma yaratacaktır.
Sahte hat açılışının önüne geçmek için operatörlere yüz–parmak izi–e-kimlik doğrulaması zorunluluğu getirilmesi ise dolandırıcılıkta kullanılan en büyük araçlardan birini etkisiz hâle getirecektir.
Bu düzenlemeler, dijital çağın suçlarına karşı hızlı ve etkili müdahale niteliği taşımaktadır.
Son Söz: Adalet Hızlanıyor, Ancak Uygulamada Test Edilecek
* Yargı Paketi, adalet sistemindeki gecikme ve suistimal sorunlarına karşı kapsamlı çözüm önerileri içeriyor. Hukuk devletinin temel amacı, vatandaşın hakkına daha hızlı ve daha güvenli şekilde ulaşmasını sağlamaktır. Paketin infaz düzenlemesiyle toplumsal güvenlik kaygıları ile cezaevlerindeki doluluk arasındaki dengeyi kurma çabası, en tartışmalı ancak en önemli adımıdır.
Dolandırıcılıkta hızlı yargılama, icrada güvenin tesisi ve dijital suçlarda anında müdahale imkânı; bu paketin reformcu yüzünü göstermektedir.
Ancak kanun koyucunun işi burada bitmez. Hukukçu gözüyle söyleyebilirim ki, kanunun ruhu uygulamada yaşar. Yeni düzenlemelerin getirdiği hız, sistemden kaçışa değil, adalete erişimin artmasına hizmet etmeli; denetimli serbestlik ise toplumsal güvenliği zafiyete uğratmamalıdır.
Geciken adalet adalet değildir ilkesine hizmet eden bu reformlar, ancak güçlü ve titiz bir uygulamayla amacına ulaşacaktır. Bu paketin gerçek başarısını, önümüzdeki aylarda icra dairelerinin güvenilirliğinde ve adliye koridorlarının hızında göreceğiz.