Ne Afrika'da arayın dünyanın en vahşisini ne Amazon'da... Ne okyanusun derinliklerinde arayın ne uçsuz bucaksız sahrada. Ne kutuplarda arayın ne steplerde. Ne yılana kızın ne timsaha. Ne aslana tavır koyun ne sırtlana. Ne kartala küsün ne doğana...
Dünyanın en tehlikeli canlısıydı. İki ayaklıydı, pençesi yoktu, dişleri keskin ve iri değildi ama çok tehlikeli bir zekâsı vardı. Atom yahut nükleer bomba yapıp dünyayı cehenneme çevirecek kadar tehlikeliydi. Eli silahlı, aklı bombalı, kalbi de mayınlıydı. Yer yer şefkat ve vicdan belirse de içi tamamen zulüm, fesat ve fecaatla doluydu.
Dişlerinde sarımtırak bir gülümseme vardı, gözlerinde sırtlani bir gülüş... Çok tehlikeliydi çok! Fikirleri, hisleri, dostluğu, ezcümle tüm varlığı...
Bu tehlikeli canlının biri duvara çiş etti, ertesi gün duvara şu yazıldı "Buraya çiş eden hayvandır." diye. Oysa hayvanın aklı yoktu ama bunun vardı.
Başka biri çimlere bastı, ertesi gün bir levha dikildi çimlerin üstüne "Çimlere basmayınız." diye. Kuralsızlık kuralıydı. Bir diğeri, engelliler için yapılmış olan kaldırımı işgal etti aracıyla.
Başka biri, yeni dikilmiş fidanı çekip aldı kökünden. Biri sokak lambasına taş attı. Biri şebeke suyuyla arabasını yıkadı. Biri diğerinin rengini sorguladı.Biri diğerinin inancını eleştirdi.
Biri ülkeyi bölmeye çalıştı. Biri arabaları yaktı, okulu... Biri ambulansa ateş açtı. Biri kendisini patlattı kalabalığın içinde. Biri küfretti. Biri tecavüz etti.
Çok tehlikeliydi. Benzeri yoktu. Dünya onlar için bir av sahnesiydi. Kendileri aslan, gerisi ceylandı. Kendileri ateş, gerisi saman çöpüydü. Kendileri iğne, gerisi balondu. Dünyanın en vahşisiydi.
Siz sırtlana laf sokmayın, çıyana hor bakmayın, yılana kızmayın. Köpeğe taş atmayın, kediye nankör demeyin, baykuşa uğursuz diye bakmayın. Onlar sadece savunmada karakterlerini gösterir, durup dururken kimseye karışmazlar. Ama bu gelip size bulaşır “Bana yan baktın.” diye. “Niye güldün?” diye celallenir. Yani bir sakız gibi yapışır size. “Git Allah'ından bul!” dersiniz ama gitmez. Yapışkandır sümüklü böcek gibi, saldırgandır kuduz köpek gibi ve sinsidir akrep gibi.
Söz verir tutmaz. Yüzünüze över arkanızda söver. Kuyu kazmada mahir, hile yapmada üstattır. Toplum halinde yaşayanı da var, bireysel takılanı da. Psikopat olanı da çok, sakin olanı da. Beyazı da var, siyahı da. Serti de var, yumuşağı da.
Başka hiçbir canlıya benzemez ki bunu da istemez. Makama kurulduğu vakit büyük dağları ben yarattım edasıyla hareket eder. Sarhoş olduğunda içinde ne varsa kusmuk kusmuk döker. Ağzı küfürlüdür, fırsatını buldu mu sayıp döker en yakın arkadaşına dahi. Menfaati oldu mu ondan kralı yoktur yalaka davranmakta. Maskeleri hazırdır her kılıkta. Yere tükürür, çöp atar sokağa. Yıkar, kırar ve döker. Ne varsa olumsuz yapar. Yaban ve yavandır. Eğitimle daha tehlikeli hale gelir. Bencilliği çok, şefkati ve vicdanı hiç yok. Caddede dolanır, kaldırımda, sokakta, çarşıda ve pazarda. Kuşlara taş atar, kedileri kovalar, köpeklere küfreder. Hemcinsine sulanır, karşı cinse saldırır.
Dünyanın en vahşisi belgesellerde izledikleriniz değildir; dağda gördükleriniz, yabanda denk geldikleriniz... Onlar toplumun içindedir. Yüz yüze olup göz göze geldiğinizdir. “İnsan" denen bu canavarı tanıdınız değil mi? Haber bültenlerinde ne yaptıkları ortada, gazete sayfalarında... Çarşıda, pazarda müşahede ediyorsunuzdur mutlaka. Rabbim karşınıza eşrefi mahlukatı çıkarsın, esfele-i safilin'i değil! Duam budur insanlığa.