“Ramazan geliyor diye sevinmek imandandır.”
Geldi iki gözümün çiçeği.
Hoş geldi, safa getirdi.
Şerefyap eyledi bizleri.
Oruç sahurdan iftara aç kalmak değildir. Davul zurnayla sahura uyanıp topla iftarı açmak da değildir.
Çocukların öldürüldüğü, istismar edildiği, kaçırıldığı ve aç bırakıldığı bir dünyada “Orucumu tutarım, vazifemi yaparım.” demek de değildir. Küresel bir tepkidir oruç, global bir duruştur, insani bir haslettir.
Açın halinden anlamaktır oruç. Yokun hali pürmelalini bilmektir. Bir dilim ekmeğin, bir yudum suyun şükür vesilesi olduğunu idrak etmektir. Rabbe verdiği her nimet için sonsuz şükretmektir.
Size emanet olarak verilen et ve kemikten müteşekkil bünyeye senede bir ay da olsa nefes aldırmaktır oruç. Mideyi dinlendirmektir, gözü doyurmaktır, kalbi sakinleştirmektir, beyni keskinleştirmektir. Maddi olan her şeyden feragat etmektir, manevi olan her şeye yaklaşmaktır.
Nimet bilmektir insanı. Açsa doyurmaktır, açıksa giydirmektir, eksikse tamamlamaktır. Düşeni kaldırmaktır, öksüz ve yetime yanmaktır. İyilik yapmaktır, güzel bakmaktır. Sadaka vermektir, zekat dağıtmaktır. Rabbim her kuluna vermez bunları, verdiği de sevdiğidir. Kişinin yaptığı her işte Allah’ı anmasıdır oruç. “Allah yarattı.”deyip yaratılan her şeye aşkla bakmasıdır.
“Ey oruç! Biz seni tutalım, sen de bizi tut!” demektir. Nefsi terbiyedir oruç. Bedeni temizlemektir. Ruhu arındırmaktır. Kuşlar misali hafiflemektir, serinlemektir ikindi yağmurlarınca. Çocukları sevindirmektir.
Oruç aç kalmak değildir. Haksızlığa sessiz kalmak da... Yanlışa taraf olmak da… Küfre meyyal olmak da... Zulme çanak tutmak da… Çalmak da değildir. İzinsiz almak da… Kul hakkına girmek de değildir.
Riayet etmektir karınca kararınca herkesin payına. Razı olmaktır kırıntısına dahi nimetin.
Kem gözlere şiş olmaktır oruç, bet seslere sağır… Fitne fücur olanı hizaya çekmektir, insanlıktan nasiplenmeyeni sigaya…
Birileri bakarken yemek de değildir tıka basa. Sofrayı doldurmak da değildir, mideyi şişirmek de.
Kavga etmek de değildir yaralamak da öldürmek de… Ramazanı fırsat bilip etiket değiştirmek de değildir. Biri on yapmak da… Onu yüz yapmak da… Biri paylaşmaktır oysa. Azda olsa elindeki, onu vermektir.
Sofranı paylaşmak da değildir oruç kare kara sayfalarca.
Lokmanı paylaşmaktır oysa.
Kalbini…
Geldi iki gözümün çiçeği.
On bir ayın sultanı…
Hoş geldi.