Yaklaşık 260 bin ila 300 bin yıllık insan (Homo sapiens) türü tarihinde insan zekâsının alametifarikalarından olan alet yapma becerisi, bugünkü adıyla “teknoloji”, hesap makinelerinden bilgisayara kadar varan, yöneldiği “bilgi üretme” alanında yapay zekâ algoritmalarıyla birlikte devrimsel bir noktaya gelmiştir. İnsan zihninin bilinç yapısını neredeyse ayırt edilemez biçimde ama daha hızlı simüle eden yapay zekâ dil modellerinin (YZ), gelecekte insan medeniyetinin işleyişine dair hemen her alanda söz sahibi olmaya aday bir potansiyele sahip olduğunu görmek çok zor değil. Son dönemlerde yapay zekâ dil modellerinin tüm insanlığın hizmetine sunulmasıyla birlikte birçoğumuz bu durumu hayretler içerisinde tecrübe etmekteyiz.
Ancak insanın konfor alanına çok büyük ölçekte kolaylık ve hız kazandıran YZ, tam da bu ihtiyaçtan beslenerek henüz tam olarak farkında olmadığımız çok önemli bir tehdidi de yanında getiriyor olabilir.
Bu tehdit, insan biyolojisinin “az enerji / optimum etki” (konfor alanı) kuralının yapay zekâ kullanımına yönelmiş bir hali olabilecek “Benim yerime düşün” kolaycılığıdır. Bu tehlikeli refleks, insanların en üst seviye biyolojik donanımı olan düşünce plastisitesini ve yaratıcılığını köreltebileceği gibi, irade erozyonuna da kapı aralayabilecek niteliktedir.
Tehlikenin “irade erozyonu” kısmını biraz daha açmak gerekirse, bugün hemen herkesin birçok konuda kesin bir otoriteymişçesine sorular sorup yanıtlarını önemsediği YZ modelleri, kullanıcılar üzerindeki bu manipülatif açıklık yoluyla, değer yargıları belirsiz merkezlerce yönlendirilmek suretiyle çok güçlü toplumsal algı mühendisliği araçlarına dönüştürülebilir.
Unutmamak gerekir ki, zihinlerimizin düşünce alanını farkında olarak ya da olmayarak terk etmeye başladığımız yapay zekâlar, insan zihninin yaratıcılığının sınırsızlığını tam olarak taklit edemez.
Bu nedenle bu devrimsel araçları kullanırken, onları, her şeyi doğru bilen, fikir üreten ve doğru yorumlayan bir araç olarak görmekten ziyade tüm internete hâkim, hızlı bir bilgi sunucu alanı olarak görmek gerekir. Bu bilinç, yapay zekâ dil modellerini zihnimizde doğru yere oturtmamızı sağlayacak önemli bir stratejidir.
Çünkü insan bilincinin esnekliği, tüm tehditlere karşı insanın en büyük gücüdür.