Mutlu bir şehir mi Elazığ?
Mutsuz bir şehir mi?
Yoksa mutsuzken mutlu gösterilmeye çalışılan bir şehir mi?
Tabii ki mutluluk göreceli bir kavram.
Her insanın mutluluk kriterleri farklıdır.
Kimileri için bir Mercedes araba almak mutluluktur.
Kimileri içinse bir Şahin.
Sonuçta ikisi de mutlu olmayı becerebiliyor.
İnsanlar için olduğu gibi şehirler için de mutluluk kriterleri farklılık arz edebiliyor.
Bazı şehirler, hak ettiği işler yapılınca mutlu olurken bazıları da kendilerine reva görülenle mutlu olmayı becerebiliyor.
Bazı şehirler için devasa projeler mutluluk sebebiyken, bazı şehirler için “vizyon proje” diye kendilerine reva görülen projelere avuçları patlarcasına alkış çalabiliyorlar.
Bana göre Elazığ, Mercedes’le değil de Şahin’le mutluymuş gibi gösterilmeye çalışılan bir şehir.
Merkezi hükümetin 35 bin konut yaptığı Elazığ’da, belediyenin yaptığı 160 konut için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlem bilmem kaçar tane battı-çıktı kavşaklar, köprülü kavşaklar yaparken; altı yıl sonunda yapılabilen yarım akıllı kavşak için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlemin altı ayda yapabildiklerinin çeyreği altı yılda yapılınca ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
Elazığ’dan İstanbul’a kadar kazılan yolların Malatya’ya kadar olan kısmını asfalt yapmak için “Asfalt Yılı” ilan edilince ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlem dar gelirlilere çok uygun fiyat ve şartlarda on bin sosyal konut yaparken, 501 sosyal villa projesi için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlem yeni evlenecek çiftlere 50 bin TL desteğin yanında evini döşerken, 500 TL’lik “Nikâh Hizmet Ücreti” alınmaması için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlemin kendi öz kaynaklarıyla yaptığı işler için kullanılan Japon yeni, dolar ve avro kredileri için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlem Mutfak Sanatları Merkezi açarken, Kilo Mangal Otobüsü için ne kadar mutlu gösterildi bu şehir?
El âlemin sevinmeye değer görmediği şeyler, güya Elazığlıları mutluluktan Kaan füzesi yapıyor.
Yok canım, daha neler…
Aslında Elazığ mutlu bir şehir değil.
Hem de dibine kadar mutsuz bir şehir.
Ama mutlu bir azınlık, zorla Elazığ’ın mutlu olduğunu göstermek için inanılmaz bir gayret sarf ediyor.
Kendileri Mercedes’e binmek için yoğun çaba sarf ederken, Elazığlılara “Şahin neyinize yetmiyor?” modundalar.
O yağlandıra ballandıra anlatılan, başkalarına göre sıradan ama kendilerine göre vizyon projeler Elazığlıları mutlu etmiyor artık.
Sadece “Vay be, ne kadar devasa bir işmiş” dedirtip bir an güldürüyor, o kadar.
Elazığlılar artık vizyon proje masallarına inanmıyor cancağızım.
Elazığlı artık Elazığ’a yakışır, Elazığ’ın hak ettiği ve birilerinin de yıllardır beceremediği; yetmezmiş gibi önünde engel olduğu projelerin hayata geçirilmesini bekliyor.
18 mahallenin kentsel dönüşümü gibi.
Yeni Sanayi Sitesi’nin yapılması gibi.
Jeotermal OSB’nin hayata geçirilmesi gibi.
Elazığlılar artık çorba satıp araç yıkayan ve bununla da övünenlerle mutlu olmuyor.
Bilboardlara “Asfalt Yılı” afişleri asıp, geceleri kürekle çukur doldurduğunuzu görüyor artık Elazığlı.
Elazığlıların çıtası zaten çok yüksekti.
Elazığlı size hatır için sınırsız kredi vermişti.
Onları ve daha fazlasını bir,bir tükettiniz.
Sizin için artık deniz bitti.
Sizin zannettiğiniz gibi artık Şahin Elazığlıları mutlu etmiyor.
İlk günden beri Mercedes isteyen Elazığlılar bozupta yapacağınıza bir türlü inanmadığı çukur yollardan dolayı artık Helikopter istiyor.
Ve inanın da hak ediyorlar.