Merve Taşel Öztekin

Bir Avuç Şeker, Bir Dünya

Merve Taşel Öztekin

Şehrin gürültüsü biraz dindi, telaşlı koşturmalar yerini dingin bir huzura bıraktı. Ramazan boyunca tuttuğumuz o sabırlı nöbet, bugün yerini sofraların neşesine ve kavuşmanın sıcaklığına bıraktı.
Eskiden bayramlar daha mı büyüktü, yoksa biz mi çocuktuk da her şey gözümüze daha parıltılı görünürdü, bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var: Bayramın o kendine has kokusu hiç değişmedi. Fırından yükselen tepsi böreğinin kokusu, taze demlenmiş çayın buğusu ve her şeyden öte; kapı eşiğinde beklenen o tanıdık ayak sesleri...
Hatırlamanın Kıymeti
"Nerede o eski bayramlar?" diye iç geçirmek yerine, o eski bayramların ruhunu bugüne taşımak aslında bizim elimizde. Bayram; sadece takvimde kırmızıyla işaretlenmiş bir tatil günü değildir. Bayram;
Unutulmuş bir dostu bir telefonla da olsa hatırlamaktır.
Aradaki kırgınlıkları, mesafeleri bir kenara koyup "nasılsın?" diyebilmektir.
Bir çocuğun gözündeki o saf sevinci paylaşmaktır.
Gönül Almak, Gönül Vermek
Aslında bayramın en tatlı ikramı şeker ya da baklava değil; güler yüzdür. Birbirimize ayıracağımız beş dakikalık bir zaman, binbir çeşit hediyeden daha kıymetlidir. Hayat yeterince hızlı ve yorucu; bari bugün biraz duralım. Sevdiklerimizin sesini duyalım, yanımızdakilerin elini tutalım.
Gönüllerin bir olduğu, sofraların bereketle dolup taştığı, büyüklerin hürmetle, küçüklerin sevgiyle kucaklandığı bir bayram olsun.
Ramazan Bayramınız kutlu olsun, her gününüz bayram tadında geçsin.

Yazarın Diğer Yazıları