Merve Taşel Öztekin

Görünmez Kahramanlardan Yarınlara: 8 Mart'ın Kalbi

Merve Taşel Öztekin

Bundan yıllar önce, New York’ta bir dokuma fabrikasında yükselen dumanlar, sadece bir binayı değil, dünya tarihindeki sessizliği de yaktı. 129 kadının daha iyi çalışma koşulları adına verdiği o trajik bedel, bugün bizim "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dediğimiz, her yıl yeniden filizlenen o güçlü bilincin tohumu oldu.
Peki, nedir 8 Mart? Sadece bir kutlama mı, yoksa bir hatırlatma mı?
Çiçeklerden Daha Fazlası
Sokaklarda ellerde taşınan çiçekler, sosyal medyadaki parıltılı kutlama mesajları elbette nezaket dolu. Ancak 8 Mart, bir takvim yaprağına sığdırılacak bir "kutlama"dan çok daha derin bir anlama sahip. Bu gün; tarlada çalışan nasırlı ellerin, laboratuvarlarda dünyayı değiştiren zihinlerin, evde hayatı ayakta tutan görünmez kahramanların ve sokaklarda "ben de varım" diyen cesur seslerin ortak paydasıdır.
Eşitlik, Lütuf Değil Haktır
Toplum olarak bazen kadınların başarısını "mucize" gibi görme eğilimindeyiz. Oysa bir kadının başarması mucize değil, fırsat eşitliği sağlandığında ortaya çıkan doğal bir sonuçtur. Eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda kadının yerini güçlendirmek; sadece kadınlara yapılmış bir iyilik değil, toplumun tamamını ayağa kaldıran bir kaldıraçtır.
Unutmamalıyız ki: Bir kadının eğitimli olduğu bir toplumda, o eğitimin ışığı en az iki nesli birden aydınlatır.
Yarınlara Ne Bırakıyoruz?
Bugün 8 Mart’ı konuşurken sadece geçmişteki mücadeleleri anmak yetmez. Bugünün asıl sorusu şudur: Kız çocuklarımıza nasıl bir dünya bırakıyoruz? Kendi kararlarını özgürce verebildikleri, cam tavanlara çarpmadıkları ve en önemlisi "korkmadan" yürüdükleri bir dünya, hepimizin ortak borcudur.
8 Mart; hakları için direnen, emeğiyle dünyayı güzelleştiren ve umudu her daim diri tutan tüm kadınların günüdür. Sadece bugün değil, yılın geri kalan 364 gününde de aynı saygı ve eşitlik bilinciyle yürümek dileğiyle.
Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun!

Yazarın Diğer Yazıları