İlknur Tabak Mutlu

HAZAR'IN ÜZERİNDE BİR BAŞKA ELAZIĞ

İlknur Tabak Mutlu

Geçtiğimiz yazıda Elazığ’da trekking sporundan ve şehrimizin doğa yürüyüşleri açısından sahip olduğu imkânlardan söz etmiştim. Bu kez biraz daha yükseğe çıkalım istedim. Konumuz yamaç paraşütü.

Hazar Gölü’nün kıyısında mutlaka hepimiz durmuşuzdur. Yazın ayrı, kışın ayrı güzeldir. Ama insan ister istemez düşünüyor; acaba Hazar’a bir de gökyüzünden bakmak nasıl olurdu?

Yamaç paraşütünün bana göre en güzel tarafı da burada başlıyor. Birkaç adımla başlayan yolculukta bir süre sonra ayaklarınız yerden kesiliyor ve alışık olduğunuz manzaraya bambaşka bir yerden bakıyorsunuz.

Elazığ’ın coğrafyası bu açıdan oldukça dikkat çekici. Özellikle Sivrice, Hazar Gölü ve Hazarbaba çevresi doğa sporları bakımından değerlendirilmesi gereken yerlerin başında geliyor. Bir tarafta dağ, hemen aşağıda göl… Böyle bir manzaraya her şehir sahip değil.

Elbette yamaç paraşütü dışarıdan göründüğü kadar basit bir spor değil. Rüzgârın yönü ve şiddeti, hava şartları, kalkış ve iniş noktaları, kullanılan ekipman ve pilotun tecrübesi son derece önemli. Bu nedenle bu sporu denemek isteyenlerin eğitimli ve yetkili kişilerle hareket etmesi gerekiyor. Heyecan güzel ama doğa sporlarında güvenliği hiçbir zaman ikinci plana atmamak lazım.

Ben meseleye biraz da Elazığ’ın tanıtımı açısından bakıyorum.

Bugün insanlar gidecekleri şehirleri çoğu zaman sosyal medyada gördükleri birkaç fotoğraf veya video sayesinde keşfediyor. Hazar Gölü’nün üzerinde süzülen rengârenk paraşütleri ve arkada Hazarbaba’nın görüntüsünü düşünün. Böyle bir görüntü, Elazığ’ın tanıtımına hazırlanacak birçok klasik tanıtım çalışmasından daha fazla katkı sağlayabilir.

Üstelik iş yalnızca tanıtımla da bitmiyor.

Doğa sporları için başka şehirlerden gelen insanlar burada konaklıyor, yemek yiyor, alışveriş yapıyor ve bölgedeki esnafa doğrudan katkı sağlıyor. Memleketine döndüğünde çektiği görüntüleri paylaşıyor, arkadaşlarına anlatıyor. Böylece bir spor faaliyeti zamanla turizm hareketliliğine dönüşebiliyor.

Neden Sivrice’de doğa sporlarının ağırlıkta olduğu kapsamlı bir etkinlik düzenlenmesin?

Bir tarafta trekking grupları yürürken diğer tarafta yamaç paraşütleri havalansa, Hazar Gölü’nde su sporları yapılsa, akşamında yöresel ürünlerimizin ve esnafımızın yer aldığı etkinlikler düzenlense kötü mü olur?

Bence Elazığ’ın doğa turizminde ihtiyacı olan şey biraz da bu. Elimizde olanı yeniden keşfetmek ve doğru şekilde değerlendirmek.

Çünkü biz bazen güzellik görmek için yüzlerce kilometre yol gidiyoruz ama yanı başımızdakini sıradanlaştırıyoruz. Hazar Gölü de Hazarbaba da yıllardır orada. Değişmesi gereken belki de manzara değil, bizim o manzaraya nasıl baktığımız.

Geçen yazımızda Elazığ’ın yollarında yürüdük.

Bu kez biraz da başımızı gökyüzüne kaldırdık.

Kim bilir, belki bir gün Hazar kıyısında otururken yukarı baktığımızda gökyüzünü rengârenk yamaç paraşütleriyle dolu görürüz.

Yazarın Diğer Yazıları