Kâh “Teşekkür ederim.” kâh "Allah’a ısmarladık.” kâh "Evet, öyle olsun." anlamlarında kullanılır. Her gün kullanırız belki de lakin tılsımını bilmeyiz, düşünmeyiz de asla!
Ne kadar da yakışıyor bize! Nasıl da şık duruyor dilimizde? Ne de güzeldir dile yapışıp kalan içten bir eyvallah!
Eyvallah okuyucu, eyvallah yazıcı; eyvallah âşık, eyvallah maşuk… Herkese eyvallah, her şeye… Kalp içindekine, baş tacına; dosta, yâre, yoldaşa, refike, habibe, Leyla’ya, fikrimin ince gülüne kocaman bir eyvallah! Uzaktakine yakındakine en mühimi kalpte saklı durana eyvallah her daim! Çekip gitmektir bazen, baş göz üstünedir bazen. Kabulümdür her muhtevası, her kullanımıyla. Eyvallah bala’m, eyvallah adam, eyvallah babam!
Tasavvufidir bu söz, dinîdir, yeri geldi mi harbi ve hasbidir: "Hayır ya da şer, ondan gelen her şey kabulümdür." Günümüzde birçok kelimenin yerini alan bir joker, bir nevi kurtarıcı… Benim de çok sevdiğim kelâm, selamünaleyküm aleykümselam!
“Hakla kabul ettik, haktandır.” manasında ve tasavvufta geniş yeri olan söz. Ondan geldik ona döneceğiz, bütün hikâyesi budur yaşamın. Yalayıp yıkamanın, ezilip büzülmenin, gururlanıp kibirlenmenin bir manası yok! Kimseye eyvallah etmeden herkese eyvallah!
Yakana da yıkana da, kırana da yırtana da, kızana da kaçana da, köre de sağıra da, beyaza da siyaha da, sağa da sola da eyvallah! Kimseden yardım ve iyilik beklememek, kimsenin minneti altına girmemektir eyvallah. “Bu yaşa kadar kimseye eyvallah etmedim, bundan sonra da edecek değilim.” demektir. Ne de güçlüdür eyvallahı taşıyabilen yürek, ne de yakışıklıdır, ne de güzeldir? Kalpten bir “Eyvallah!” gelsin size.
Mevlana ne de güzel demiştir “Gözlerinin gördüğünü yüreğinin gördüğüne değişiyorsan eyvallah. Yüreğinin gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsan eyvah eyvah!” Kalp gözü açık olana da gönülevi mesken olana da eyvallah!
Gül cemalini görmektir talebim. Güllerini derip koklamaktır arzum. Pervane olup yanmaktır alınyazım. Mansur olup dara çekilmektir hedefim. Gama tutulmaktır meramım. Mecnun misali Kâbe’ye varıp derdimin artması için dua etmektir niyetim, bülbül olup ötmektir sabaha değin ve ölmektir gülün mahmur yanaklarında. Gece gündüz inlemektir bir hasta gibi derdim.
Eyvallah başucu lafzımızdır. Kasrımızdır. Tahtımız, tacımızdır. Eyvallah kabul etmektir başa gelen her şeyi, herkesi. Baş üzre oturtmaktır, kalp içre mihman etmektir. Sövene de eyvallah, dövene de, övene de… Gidene de gelene de eyvallah, gülene de ağlayana da, sevene de sevilene de…
“Eyvallah ne güzel bir sözdür.
Bazen kabullenmiş,
Bazen boş veriş,
Bazen de yol veriş.
Ama sonunda hep bir rahata eriş,
O zaman her şeye, herkese eyvallah!” demiş ya şair, ne güzeldir bunu diyebilmek, yaşayabilmek doyasıya, ruhunu idrak edebilmek ve yaşama uygulayabilmek?
Eyvallah herkese…
Bir selam mahiyetine…
İyi ki varsınız niyetine…
Baş üstüne diye…
Sana da eyvallah bana da, Züleyha’ya da Yusuf’a da, Leyla’ya da Mecnun’a da