Haddini Aşamamış Hırslar
Melisa İzgi
Bazen oturup izliyorum etrafı… Adımı duyduğunda yüzü düşenleri, ortama girdiğimde ne yapacağını bilemeyip gözünü kaçıranları, elde ettiğim küçücük bir başarının arkasında bile mutlaka bir çapanoğlu, bir kulp aramaya kalkanları…
Çok net söylüyorum: Evet, arkamda ailemden gelen bir isim, bir güç ya da imkânlar olabilir; ama ben asla o gücün arkasına sığınıp yan gelip yatmadım. Kimse önüme kırmızı halı sermedi, bu noktaya sırf o imkânlarla gelmedim. Ne başardıysam gecemi gündüzüme katarak, o gücün sorumluluğunu taşıyarak ve tırnaklarımla kazıyarak başardım.
Ama ne hikmetse hayatında elini taşın altına koymamış, tek bir risk almamış tipler; kolaya kaçıp her emeğimi ailemden gelen güce bağlamaya, verdiğim mücadeleyi tek bir lafla yok saymaya çalışıyor. Kendince emeğimi küçültecek ki kendi tembelliği göze batmasın.
İşte çekememezlik, hazımsızlık tam olarak böyle bir şey. İnsan kendi beceriksizliğiyle, üşengeçliğiyle yüzleşecek cesareti bulamayınca çareyi başkasının emeğini ve imkânını gölgelemekte arıyor.
Sanıyorlar ki arkadan çevrilen dolapları, o küçük hesapları görmüyorum. Yüzüme gülüp "Senin adına çok sevindim," derken gözlerinde çakan o sinsi kıvılcımları, sağda solda "Zaten arkası sağlam," diye yürütülen o komik algı operasyonlarını fark etmiyorum sanıyorlar. Hepsini görüyorum. Hepsini gayet iyi biliyorum.
Ama aramızda çok temel bir fark var: Siz bütün vaktinizi, bütün enerjinizi benim imkânlarımı saymaya, ne yaptığıma bakıp açık aramaya harcıyorsunuz. Bense sadece önümdeki işe bakıyorum. Siz beni aşağı çekmeye çalışırken ben o sorumluluğun hakkını verip bir basamak daha yukarı çıkmanın hesabını yapıyorum.
Açık konuşalım; bu durum ne hırstır ne de rekabet. Bu, basbayağı kendini ezik hissetmenin, başkasının duruşu altında ezilmenin dışa vurumudur. Başkasının emeğine çamur atarak adam olunmaz. Bir insanın gücü yetmiyorsa "Ben yapamadım, tebrik ederim," demeyi bilmeli. Ama nerede… Bedel ödemeye gelince sıvışanlar, hem imkânını hem emeğini ortaya koyup meyvesini toplayanlara düşman kesiliyor.
O yüzden lafı hiç dolandırmadan, adresine teslim bir not olarak şuraya bırakıyorum:
Beni durdurabileceğinizi, hevesimi kırabileceğinizi ya da önüme set çekebileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Siz benim hazır imkânlarımı konuşup arkamdan planlar yaparken ben döktüğüm terle yeni yollar yürümeye devam edeceğim.
Çünkü hayatı sadece başkasına çelme takmaktan ibaret sananlar, kendi yolunda koşanların tozunu yutmaya mahkûmdur.