Gürhan Gürses

Kut'ül Amâre Zaferi

Gürhan Gürses

Kut'ûl Amâre'yi duymuş musunuz daha evvel, ya da Halil Kut Paşa'yı tanıyor musunuz? Kazandığı zaferden dolayı kut ünvanını almıştır. Peki Kut Bayramı'nı duymuş musunuz? Yeni yıl kutlamalarını iyi biliriz ama!  Dünyada başka hiçbir millet yoktur ki bizim kadar kendi değerlerine bigâne olsun, sahip çıkmasın ve bunların yarınlara taşınması işini kendine dert edinmesin! Ne kadar da nisyanla malulüz. İsyan edesim var.

29 Nisan 1916 Kut'ûl Amâre Zaferi...  
29 Nisan 2026 Kut'ûl Amâre Zaferi’nin kutlaması... Tam 110 yıllık bir zafer sevinci ve övüncü... Bizler bilmiyoruz bu galibiyeti ama İngilizler bu hezimeti iyi biliyor.

Sen kalk 1952'ye kadar kutla bu bayramı sonra NATO'ya gir ve İngiliz alavere dalaveresiyle bu bayramın kutlamasına son ver. Nedenmiş NATO'ya üyeymişiz, neymiş İngilizler emretmiş. Yok müttefikmişiz, yok aynı tüfekmişiz! Geç bunları… Sen daha kendi zaferini bilmiyor ve tanımıyorsun! Kendi bayramını kutlayamayan millet olur mu? Ayasofya'yı daha yeni ibadete açtık. Kut'ûl Amâre Zaferi'ni yeni kutluyoruz. Neymişiz, bugüne kadar hiçbir şeymişiz. Yetmemiş bayram kutlamasını kaldırmamız, yaranamamışız Kut'ûl Amâre'de mağlup edip teslim aldığımız İngilizlere. Bu zaferin adını dahi sildirmişler milletin hafızasında, ders kitaplarında dahi kaldırmışlar.

Bu bölgede sorunlar varsa bugün, emin olun dünün kuyruk acısıdır. Kızılderili atasözü var ya ne de güzel oturdu şimdi bu ifadeye: "Eğer bir nehirde iki balık kavga ediyorsa bilin ki oradan az önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir." diye. 
Lawrencelar bu coğrafyada cirit atıyor uzun bacaklarıyla. Bizleri içten içe bölüp yok ediyor. Onlar intikam alıyor bir nevi, Kut'un intikamını. Suriye'den geçmiştir o uzun bacaklı İngilizler, Irak'tan, Mısır'dan... İslam ülkelerinde sorunlar dağ gibi yığılıyor dört bir yandan. Az veren maldan, çok veren candan neticede İngilizler üzerinde güneşin batmadığı imparatorluk oluyor. Sömürgelerin canı sağ olsun, malı mülkü, altını gümüşü, petrolü gazı...

Kut'ûl Amâre Zaferi’yle ilgili bilgileri de tarih kitaplarından kaldırmışız. Bu ne biçim zihniyettir memleketi sarmış? Olacak iş değil. Gülerler adama! Her ne hikmetse bu bayramın kaldırılması için baskılar oluşmaya başlamış ve ahirde de bayram kutlamasına son vermişiz.

29 Nisan 1916... İngilizlerin tarih kitaplarından sildirdiği, unutulmaz zaferin adıdır Kut-ül Amâre. O kadar kahramanlıklarımız var ki unutmak için sanki özel çaba harcamışız. Avustralyalı Araştırmacı Dr. Gaston BODART’ın "İngiliz prestijinin 1. Dünya Savaşı’nda yediği en büyük darbe" dediği savaşı, göz göre göre kamufle ediyoruz. Allah'tan bu fani dünyada yine insaflı bilim adamları var da tarafsız gözle kıyıda köşede kalmış böylesine destansı zaferleri dünya kamuoyuna yansıtıyor ve bizler de onların aydınlatıp ortaya çıkarttığı kahramanlıkları öğreniyoruz. Bir toplum bu kadar mı kopartılır tarihinden, el çektirilir değerlerinden?

29 Nisan, Kut Bayramı... 350 subay ve 10900 şehit vermişiz KUT'ÛL AMÂRE'DE. Yine bu savaşta 13 general, 481 subay ve 13300 İngiliz teslim alınmış ve bunları kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetlerine de 30000 zayiat verdirilmiştir. Bu zaferin mimarı Halil Paşa "Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır." demiştir.

Üzerinde güneş batmayan imparatorluk diye bilinen İngilizlerin bu hezimeti unuttuğunu sanmayın. Günümüz Türkiye’sinde olan biten onca acının sebebi sayılırlar. Ülkemize yapılan her türlü saldırının, ihanetin ve küfrün arkasında mutlaka uzun bacaklı İngilizler vardır.

"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz; 
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.” diyen Akif, bunu herhalde bugünleri görerek söylemiştir. Bugün kendi zaferimizi dahi yabancılardan öğreniyoruz, ne acı ama?

Churchill’e İkinci Dünya Savaşı döneminde "Türkler, Almanların yanında savaşa girerse ne olur?" diye sorarlar. Churchill "Kut'un intikamını alma şansımız doğar." demiştir. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların aslında Kut'un intikamı ya da rövanşı gibi algılanmaktadır. Bunun farkında olmamız gerekir. Yerlilik ve millilik söylemi bugün ülkemizin içte ve dışta uğraşmak zorunda kaldığı binbir belaya karşı silah gibi gelir diye düşünüyorum. 
Kut Bayramımız kutlu olsun

Yazarın Diğer Yazıları