Melisa İzgi

Kabına Sığmayanlar Kulübü: Sadece İzlemek Yetmediğinde

Melisa İzgi

Bugün bu köşede, hayatımın belki de en heyecanlı "ilk"lerinden birini yaşıyorum. 21 yaşında, henüz yolun çok başında bir genç kadın olarak karşınızdayım. İlk yazının o tatlı telaşı içimi kıpır kıpır ederken, bir yandan da size kendimi, daha doğrusu dünyaya hangi pencereden baktığımı anlatmak istiyorum.
Lafı hiç dolandırmayacağım; benim yaşlarımdaki birçok arkadaşım için hayat şu sıralar haklı olarak biraz daha tasasız akıyor. Akşam hangi kafede oturulacağı, sosyal medyada hangi akımın yakalanacağı ya da vizelerden sonra nasıl bir tatil yapılacağı... Yanlış anlaşılmasın, bunlara hiç itirazım yok, gençliğin tadını çıkarmak hepimizin hakkı. Ama yalan yok, ben kendimi bildim bileli o akışa arkasını dönüp "Peki ben ne üretebilirim?" diye bizzat sahaya atılanlardan oldum. Yaşıtlarımın büyük kısmı hayatı biraz daha akışına bırakıp, daha çok tüketerek yaşamayı seçerken; benim içimde hep o tatlı, durdurulamaz huzursuzluk vardı: Sorumluluk almak, taşın altına elini koymak ve sadece bir seyirci olmamak.
Herkesin "Aman daha çok gençsin, gez toz, dünyayı sen mi kurtaracaksın?" dediği o yaş eşiğindeyim. Ama bana göre bir şeyleri değiştirmek, bir projeye can vermek, insanlara dokunmak ya da bir fikir için uykusuz kalmak; dünyanın en keyifli kahvesinden çok daha fazla enerji veriyor. Akranlarım hafta sonu planları yaparken kendimi bir koşturmacanın, bir organizasyonun veya bir üretim sürecinin tam ortasında bulmam bu yüzden. Bu bir yük değil benim için; aksine, yaşadığımı, bu şehre ve bu topluma ait olduğumu hissettiren yegane şey. Kabına sığmamak, akranlarından bir adım öne çıkıp "Ben de buradayım ve yapabilirim" demek bazen cesaret istiyor, biliyorum. Ama o cesaret bir kez kapınızı çaldığında, bir daha arkaya bakmak istemiyorsunuz.
İşte bu köşe, sadece bir gencin günlüğü olmayacak. Burası; hayatı sadece ekranlardan izlemeyen, sorumluluk almaktan korkmayan, üreten ve düşünen o "farklı" enerjinin sesi olacak.
İlk günümde beni köşesinde misafir eden gazete aileme ve satırlarıma ortak olan sizlere sonsuz teşekkürler. Fark yaratacağımız, üreteceğimiz ve her gün bir öncekinden daha fazla iz bırakacağımız upuzun bir yolumuz var.

Yazarın Diğer Yazıları