Her Son, Bir Eylül Kadar Yenidir
Merve Taşel Öztekin
Her Eylül, insana yeni bir başlangıç hissi verir. Bunun takvimde yeni bir ayın başlamasından çok daha fazlası olduğunu düşünürüm. Çünkü Eylül geldiğinde yalnızca mevsim değişmez; insanın içindeki bazı düşünceler, bazı duygular ve bazı kararlar da yer değiştirir. Yazın telaşlı ve hareketli günleri geride kalırken, havaya karışan o hafif serinlikle birlikte insan kendisini daha fazla dinlemeye başlar. Sanki hayat, bütün gürültüsünün arasından kısa bir an için sessizleşir ve bize dönüp “Şimdi kendine bakma zamanı” der.
Belki de Eylül’ü diğer aylardan farklı yapan tam olarak budur. Yeni bir yılın heyecanıyla değil, geçmişten gelen tecrübelerle karşılarız onu. Yaz boyunca ertelediğimiz düşünceler yeniden aklımıza düşer; yarım bıraktığımız işler, vermeyi geciktirdiğimiz kararlar, gerçekleştirmek isteyip de bir türlü cesaret edemediğimiz hayaller yeniden önümüzde belirir. İnsan ister istemez kendisine sorar: Neyi değiştirmek istiyorum? Neyi geride bırakmalıyım? Bundan sonra hayatımda neye daha fazla yer vermeliyim?
Aslında yeniden başlamak için takvimlerin değişmesini beklememize gerek yoktur. Fakat insan bazen kendisine bir başlangıç noktası arar. Eylül de tam böyle bir zamandır. Yeni bir defterin ilk sayfası gibi gelir. Geçmişi tamamen silmek için değil, geçmişten öğrendiklerimizle önümüze bakabilmek için…
Çünkü hayat, her zaman büyük değişimlerle yenilenmez. Bazen yeniden başlamak, kendimize biraz daha iyi davranmaktır. Bazen bizi yoran insanlara ve alışkanlıklara sınır koyabilmek, bazen uzun zamandır ertelediğimiz bir hayalin peşinden gidebilmek, bazen de sadece “Ben artık böyle devam etmek istemiyorum” diyebilmek kadar basittir. Küçük görünen bu kararlar, zaman içinde hayatımızın en büyük değişimlerine dönüşebilir.
Eylülün hüznü de belki buradan gelir. Yazın bitişini, günlerin kısalmasını ve bazı şeylerin geride kaldığını hissederiz. Ancak her bitişin içinde yeni bir başlangıcın ihtimali vardır. Ağaçların yapraklarını bırakması gibi, insanın da hayatında artık kendisine yük olan bazı şeyleri bırakması gerekir. Çünkü her şeyi yanımızda taşımaya çalıştığımızda, yeni olana yer açmakta zorlanırız.
Belki bu Eylül, hepimiz için biraz durup düşünmenin, kendimizi dinlemenin ve hayatımıza yeniden yön vermenin zamanı olur. Geçmişte yaptığımız hataları sürekli kendimize hatırlatmak yerine onlardan ders almayı, kaybettiklerimizin ardından yalnızca üzülmek yerine elimizde kalanların kıymetini bilmeyi seçebiliriz. Çünkü geçmiş değişmeyecek; fakat geçmişe bakışımız değiştiğinde bugünümüz ve yarınımız da değişebilir.
Eylül bana hep şunu hatırlatıyor: İnsan, hayatının herhangi bir döneminde yeniden başlayabilir. Bunun için kusursuz bir zamana, mükemmel şartlara ya da büyük bir cesarete sahip olmak gerekmez. Bazen yalnızca ilk adımı atmak yeterlidir.
Belki de bu yüzden Eylül yalnızca sonbaharın başlangıcı değildir. Aynı zamanda insanın kendisiyle yeniden tanışmasının, yarım kalan umutlarını yeniden hatırlamasının ve hayatına yeni bir anlam katmasının da başlangıcıdır.
Öyleyse bu Eylül, kendimize bir iyilik yapalım. Geçmişin ağırlığını biraz olsun geride bırakıp önümüzdeki günlere daha umutla bakalım. Ertelediğimiz şeyleri biraz daha fazla ertelemeyelim, söylemek istediklerimizi içimizde tutmayalım ve kendimiz için güzel olanı seçmekten korkmayalım.
Çünkü hayat, bazen hiç beklemediğimiz bir anda bize yeni bir sayfa açar.
Ve belki de o sayfanın adı Eylüldür.
Bazen gerçekten yeniden başlamak için bir Eylül yeter.