Merve Taşel Öztekin

Devleştirilmiş Cüceler

Merve Taşel Öztekin

Son zamanlarda etrafımıza baktığımızda tuhaf bir manzarayla karşılaşıyoruz. Herkes olduğundan biraz daha önemli, biraz daha değerli, biraz daha vazgeçilmez görünme telaşında.

Sanki küçücük hayatların içinde devasa karakterler yaşıyor.

Bir sözü fazla ciddiye alıyor, bir davranışı kendisine yapılmış büyük bir saygısızlık kabul ediyor, iki kişinin fikrini bütün dünyanın fikri sanıyor. Kendisini eleştiren olunca düşman, kendisini öven olunca dost ilan ediyor.

Ve zamanla ortaya yeni bir insan modeli çıkıyor:

Devleştirilmiş cüceler.

Bunlar gerçekten büyük oldukları için değil, kendilerini sürekli büyük gördükleri için dikkat çekiyorlar.

Kendi hatasına gelince bahane üreten, başkasının hatasında ahkâm kesen…

Kendisine gösterilen en küçük iyiliği bile lütuf gibi anlatan, başkasının yaptığı büyük iyiliği ise görmezden gelen…

Kendisini anlatırken başarılarından, başkasını anlatırken eksiklerinden söz eden insanlar.

En ilginç tarafı da şu: Devleştirilmiş cüceler genellikle kendilerini dev aynasında gördüklerinin farkında değiller.

Çünkü insanın egosu, ona her zaman gerçeği değil, duymak istediğini söyler.

Bir süre sonra alkış gerçek başarı, ilgi gerçek değer, korku ise saygı sanılmaya başlanır.

Oysa bir insanın büyüklüğü, kaç kişinin onu tanıdığıyla değil; kaç kişinin yanında kendisi gibi olabildiğiyle ölçülür.

Ne kadar konuştuğuyla değil, ne kadar şey söylemeye gerçekten hakkı olduğuyla…

Ne kadar dikkat çektiğiyle değil, geride ne bıraktığıyla…

Bugün belki de en büyük yanılgımız, görünür olmayı değerli olmakla karıştırmamız.

Herkes kendisini gösterebilir.

Herkes olduğundan büyük konuşabilir.

Herkes kendisine bir hikâye yazabilir.

Ama hayatın en acı tarafı şudur: İnsan kendisi hakkında ne düşünürse düşünsün, çevresindekiler onun gerçek ölçüsünü çoktan almıştır.

Çünkü insanın boyunu kendi anlattıkları değil, davranışları belirler.

Ve bazı insanlar ne kadar yükselirse yükselsin, mesele yükseklik değildir.

Mesele, gerçekten büyümüş mü; yoksa sadece kendisini mi büyütmüş?

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey, dev aynalarını biraz kenara bırakmak.

Çünkü bazen insanın küçüklüğünü anlaması için aynanın küçülmesi değil, gerçeğin karşısına geçmesi yeterlidir.

Yazarın Diğer Yazıları